Geçenlerde yolda yürürken birden kulağıma Feridun Düzağac’ın ”Aşkın E Hali” şarkısının nakaratı geldi. Şöyle diyordu şarkı:

 

Aşk bu mu?

Aşk acı mı?

Acıtır mı? İncitir mi?

Aşk bunu bana yapmaya mecbur mu? …

Peki biz aşk deyince ne anlıyoruz? Aşk dediğimiz şeyi nasıl yaşıyoruz? Aşk bizi neden incitiyor?

Psikanalist Otto Kernberg ”Aşk İlişkileri” adlı kitabında yetişkinler dünyasında yaşanan aşkı (patolojik olmayan) 5 bileşenle açıklamıştır (1). Kernberg’in komplike analitik açıklamalarını yalınlaştırmaya çalışacak olursam bu beş bileşen şu şekildedir:

1-  Cinsel heyecanın varlığı

2- Kişinin kendini ve aşık olduğu kişiyi farklı yanlarıyla bir bütün olarak görebilme yetisi

3- Empati, kapasitesi

4- İlişkiye bağlılık ve partneri sağlıklı bir şekilde idealleştirme

5- Çiftin haz ve vicdan dünyasının tutkuya alan tanıyabilmesi

Rollo May ise ”sağlıklı” yetişkin aşkın önemli bir bileşeninin şefkat olduğunu söylemektedir (2). May’a göre; şefkat, başkasının da kendisi gibi bir insan olduğunu tanımaktan, başkasının acısı ve sevincine yakınlık hissetmekten ve suçluluk hissedebilme kapasitesini barındırmaktadır.

Bu bağlamda ele alındığında ”sağlıklı aşk” analitik dilde ego olarak adlandırılan benlik yapılanmasının orkestra şefi gibi dürtüleri ve vicdanı ahenk içinde yönettiği bir deneyimdir. Burada bahsedilen ego kavramı gündelik dildeki kullanılışından farklı ve sağlıklı bir yapıya göndermedir. İnsanlar genelde birini ”ne kadar egolu biri” diye tarif ettiğinde aslında anlatmak istediği kişinin kibirliliğidir. Ancak psikoloji alanında ego sağlıklı bir benlik işlevidir.

Konuyu ağdalı bir dilden çıkarıp daha da yalınlaştırmaya çalışacak olursam 90’lı yılların başında ortaya çıkan şema terapi modeli kişiliğimizin farklı yanlarına vurgu yaparak MOD kavramını ortaya atmıştır. Modlar, zamanın farklı anlarında deneyimlediğimiz anlık duygusal durumlar ve uyumlu-uyumsuz baş etme tepkilerimizdir (3). Örneğin; başarısızlık hisleri yoğun olan biri yaptığı en ufak bir hatadan dolayı bazen üzgün, umutsuz ve çaresiz hissedebilirken bazen de aynı kişi aşırı telafi moduna geçerek kendi başarılarını abartılı bir biçimde göstermeye çalışabilir. Yine aynı kişi başarısız olma korkusundan dolayı görev ve sorumluluklardan kaçınan bir moda geçebilir. Aşk ilişkisinde de modlarımız devrededir ve aşkı hangi modda deneyimlediğimiz aşkın bizi inciten ya da onaran bir deneyim olacağını belirleyebilir. Öncelikle gelin bizler hangi modları deneyimleriz kısaca bakalım:

Çocuk Modları 

1-İncinmiş Çocuk Modu: Kişi kendini terk edilmiş, dışlanmış, insanlara karşı güvensiz, değersiz, yalnız hisseder.

2- Kızgın Çocuk Modu: Kişi denetleyemediği, hiddetlenme düzeyinde öfke yaşar. Öfkeli bir şekilde herşeye karşı çıkar, inatlaşır.

3- Dürtüsel-Disiplinsiz Çocuk Modu: Kişi engellenmelere gelemez. Çabuk sıkılır. Sorumluluklar konusunda isteksizdir. Haz odaklı yaşar.

4- Mutlu Çocuk Modu: Kişi eğlenceli ve çoşkuludur. Kendini canlı ve neşeli hisseder.

Uyum Bozucu Ebeveyn Modları

1- Başarı Odaklı Talepkar Ebeveyn Modu: Kişi mükemmeliyetçidir. Kendini baskı altında ve kaygılı hisseder. Yetersizlik hislerini sık yaşar. Yaptığı şeylerde kendini hırpalar, yüksek standartları vardır.

2- Duygu Odaklı Talepkar Ebeveyn Modu: Kişi kendini başkaları için adar. Sürekli başkaları için birşeyler yapmak zorunda olduğunu, başkalarının mutsuzluğundan sorumlu olduğunu hisseder. Sıkça suçluluk duyar. Kendisiyle ilgilenmeyi gereksiz olarak görür ya da kendiyle ilgilendiğinde kendini bencil olmakla suçlar.

3- Cezalandırıcı Ebeveyn Modu: Kişi kendinden nefret edecek düzeyde kendini yargılar. Kendini iyi şeylerden mahrum bırakır. Kendini cezalandırır.

Başa Çıkma Modları

1- Söz Dinleyen Teslimci Modu: Kişi ebeveyn modlarının aşırı taleplerine uymak için yoğun çaba sarfeder. Aşırı çalışır, başkalarının isteklerini yerine getirmek için didinir. Başkalarına bağımlı hisseder. Boyun eğici davranır.

2- Kaçınıcı Mod: Kişi olumsuz duygularıyla ve problemleriyle yüzleşmek zorunda kalmamak için kaçınıcı tarzda davranır. Aşırı çalışır, alkol-madde kullanır, kendini ilişkilerde geri çeker, aşırı dizi-tv izler. Tüm bunları yaparak kendini oyalar ve esas sorunları öteler.

3- Aşırı Telafici Mod: Kişi hissettiği olumsuz duygu ve olumsuz inançlarının aksi şekilde davranır. İnsanlara hükmetmek ister, aşırı kontrolcüdür, kendini diğerlerinden üstün görür, asidir, ortamlarda ilgi odağı olmaya çalışır, manipülatiftir, insanların güvenini süistimal eder, agresiftir.

Sağlıklı Yetişkin Modu

Kişi kendini dingin hisseder. Kendiyle ilgilenir. Diğer insanlara karşı hassas ve empatiktir. Kendine ve başkalarına karşı şefkatlidir. Dürtülerini kontrol edebilir. Yapıcı ve dengelidir (5).

Konudan uzaklaşmış gibi görünsem de aslında şarkının bize sorduğu sorulara yakınlaşmaktayız. Aşk ilişkisi içinde hangi moddayız? Hangi modda kendimizi nasıl hissediyoruz? Partnerimin hangi modları aktif? Beni incittiğinde ya da ben onu incittiğimde çocuk modlarımız mı ebeveyn modlarımızla mı ilişki kuruyoruz? Daha da önemlisi bu değişmez mi yani ”Aşk bunu bana yapmaya mecbur mu?”.

Yazının başında değindiğim sağlıklı ego işlevlerini bu bağlamda değerlendirdiğimizde ”sağlıklı aşk” ancak sağlıklı yetişkin modu ve mutlu çocuk modunun orkestra şefliğinde mümkündür. Ancak bu sayede öfkeli çocuk yanımızı dizginleriz, dürtüsel çocuk yanımızı durdurabiliriz, cezalandırıcı-talepkar yanımızı susturabilir. Sağlıklı yetişkin moduyla empati kurabiliriz, şefkat hissedebiliriz. Belki de şöyle diyebiliriz: aşk bize bir şey yapmıyor, biz aşkı farklı modlarımızla deneyimliyoruz hatta aşık olduğumuz kişiyi farklı modlarımızla seçebiliyoruz. Şimdi tekrar soralım:

Aşk bunu size yapmaya mecbur mu?’

KLİNİK PSİKOLOG ONUR ARSEL

KAYNAKLAR:

(1) Kernberg, O.F. (2003). Aşk İlişkileri, Normallik ve Patoloji. Ayrıntı Yayın Evi.

(2) May, R. (1969). Love and Will. New York: Norton.

(3) Young, J.E., Klosko, J.S., Weishaar. (2008). Şema Terapi. Litera Yayıncılık.

(4) Arntz, A., Jacob,G. (2016). Uygulamada Şema Terapi: Şema Mod Yaklaşımına Giriş Rehberi. Nobel Yayıncılık.

(5) Jacob, G., van Genderen, H., Seebauer, L. (2014). Mod Terapisi: Diğer Yollardan Gitmek, Yaşam Örüntülerini Anlamak ve Değiştirmek. Psikonet Yayıncılık.