Diyelim ki çocuğunuz okuldan eve geldi ama hiç mutlu değil ve gözleri dolmuş bir şekilde size: ”Hiç kimse beni sevmiyor!” diyor. Özellikle ortalama 7 yaşlarında duygularını tanıyan ve ailesi dışında sosyal yaşamı renklenmeye başlayan bir çocuktan bu tarz bir cümle duymak çok da şaşırılacak bir durum değildir. Bir ebeveyn olarak ilk verilen tepki genellikle çocuğun düşündüğü, inandığı şeyin tam aksini ona anlatmak olacaktır: ”Olur mu öyle şey. Bak Zeynep var, o seni seviyor. Berk var, o da seni seviyor…”. Anne baba olarak bu iyi niyetli müdahalenize çocuğunuz direnerek karşı çıkabilir ve hiç bir arkadaşının olmadığını size haykırabilir. Bu tarz durumlarda anne babaların başka bir reaksiyonu da çocuğu eleştirme yönündedir: ” Bunu seninle konuşmuştuk, sen mızırdanıp durursan arkadaşların senle oynamak istemiyor…”. Çoğu zaman iyi niyetle ve çocuğu harekete geçirme amacıyla yapılan bu tarz eleştiriler de genellikle çocuğun gözünün dolması ve üzüntüsünün artmasıyla sonuçlanacaktır. Her ne kadar çocuğunuzun bu durumu sizi bir ebeveyn olarak yaralasa da ve çaresiz hissettirse de neyse ki bu durumlarda yapabileceğiniz şeyler var.

1- ÇOCUĞUNUZLA EMPATİ KURUN!

Bu tarz durumlarda öncelikle yapılması gereken acele etmeden çocuğun hislerini ve içinde bulunduğu durumu anladığınızı ona ifade etmeniz. Çocuğunuz karşınıza gelip : ”Hiç arkadaşım yok, kimse beni sevmiyor” dediğinde bir ebeveyn olarak onun hislerini basitçe şu şekilde aynalayabilirsiniz : ”Sanırım bugün okulda zor bir gün geçirdin…” , ”Arkadaşların seni oyuna almadığında bu seni üzdü” , ”Bazen arkadaşların sana güldüğünde bu seni incitiyor..” tarzında empatik ifadeler çocuğunuzun bir başkası tarafından duyulduğunu ve anlaşılmaya çalışıldığını hissettirecektir. Sadece çocuklar değil birer yetişkin olarak bizlerde anlaşıldığımızı hissettiğimizde kendimizi daha çok açmak, daha çok konuşmak isteriz. Çocuk anlaşılmış hissettikten sonra ona destekleyici ifadeler kullanabilirsiniz: ”Arkadaşın sana bunu dediğinde bunu seni ne kadar incittiğini görebiliyorum. Sana sarılmamı ister misin?”… Özellikle okulda arkadaşlarıyla sorunlar yaşayan çocuklarda anne babanın destekleyici, ilgili ve sevgi dolu tavrı onların daha çabuk rahatlamasını sağlayacaktır.

2- AŞIRI, ABARTILI TEPKİLERDEN KAÇININ!

Çocuğunuzu karşınızda incinmiş, üzgün şekilde görmek sizi yaralayabilir ancak unutmayın ki çocukların duyguları hızlıca değişebilir. Çocuğunuzun suçladığı ve ondan nefret ediyorum dediği bir arkadaşının 1-2 hafta sonra en yakın arkadaşı olabileceği sizi şaşırtmasın. Çocuklar gelişimsel düzeylerinden dolayı başına gelen olaylara yetişkinler gibi geniş bir perspektiften bakamazlar hatta biraz düşününce yetişkinlerin de çoğu zaman bunu yapmakta zorlandığını sıkça görürüz.

Bir sınıf arkadaşının çocuğunuza kötü davrandığını ve çocuğunuzun üzüldüğünü gördüğünüzde her ne kadar içinizden o çocuğu uyarmak, kızmak gelse de bunu yapmayın. Her ne kadar biraz kızgınlık çokça iyi niyetle korumacılıkla bu tarz davranışlar sergilemek isteseniz de burada kendinizi durmanınız önemlidir. Çocuğunuz, ciddi bir akran zorbalığı (Sistemli olarak aşağılanma, alay edilme, fiziksel şiddet vs.) gibi baş edebileceğinin ötesinde bir durum yaşamadıkça çocuğunuzun arkadaşlarıyla yaşadığı sorunları kendi başına çözmesine olanak tanıyın. Bu sayede çocuğunuza yaşamda her zaman karşılaşabileceği ilişki çatışmaları karşısında kırılgan değil dayanıklı olma fırsatı tanımış olacaksınız.

İşlevsel olmayan anne baba tutumlarından biri de çocuğun üzülmesine karşı yoğun üzüntü duygularını çocuğa yansıtmaktır. Anne babanın duygularını gürültülü yaşaması çocuğun içinde bulunduğu durumu felaketleştirmesine ve sorunun büyümesine yol açabilir. Ayrıca anne babanın verdiği aşırı, güçlü duygusal reaksiyonlar sebebiyle çocuk gelecekte yaşayabileceği sorunları ebeveynine anlatma konusunda istekli olmayacaktır.

3- DAHA FAZLA BİLGİ EDİNİN!

Eğer çocuğunuz tekrarlayan bir şekilde arkadaşlık ilişkilerinde sorunlar yaşıyorsa daha fazla bilgi edinmeye çalışın. Çoğu zaman çocuklar yaşadıkları sosyal ilişki sorunlarındaki kendi rolünü görmekte zorlanırlar. Örneğin: çocuğunuz ağlayarak arkadaşının oturduğu sandalyeyi ittirdiğini, tekmelediğini söyleyebilir ancak belki de gerçekte arkadaşı bu davranışından önce defalarca oturduğu sandalyeyi biraz ileri ittirmesini, rahat oturamadığını çocuğunuza nazikçe söylemiş olabilir. Bu tarz durumlarda bilgi edinilecek en doğru kaynak öğretmenlerdir. Çocuğunuzun öğretmeni gün içerisinde tüm çocukların etkileşimlerini, tutum ve davranışlarını doğrudan gözlemlemektedir. Bilgi edinilecek başka yollardan biri de çocuğunuzu arkadaşlarıyla etkileşime geçtiğinde ebeveyn olarak gözlem yapmanızdır. Çocuğunuzun evde ya da okul bahçesinde arkadaşlarıyla nasıl bir ilişkiye girdiği, arkadaşlarının ona nasıl davrandığını bu sayede kolaylıkla görebilirsiniz.

4- ÇOCUĞUNUZA REHBERLİK YAPIN!

Çocuğunuzun içinde bulunduğu durumu anladıktan sonra daha iyi ilişkiler geliştirmesi yönünde ona rehberlik yapın. Çocuğun yaşamına aşırı müdahale etmeden ya da aşırı koruyu kollayıcı olmadan uygun şekilde rehberlik edici davranışlar çocuğunuzun yaşadığı sorunlarla nasıl daha etkili başa çıkabileceği konusunda ona çerçeve sağlayacaktır. Örneğin çocuğunuzla role-play yapıp yaşadığı sorunu oyunlaştırıp ona model olabilirsiniz. Birlikte yapacağınız bu oyunlaştırmada çocuğunuz sorun yaşadığı kişiyi canlandırırken bir ebeveyn olarak siz de çocuğunuzun bu tip durumlarda nasıl etkili şekilde başa çıkabileceğine yönelik davranışlar sergileyerek sizi model almasını sağlayabilirsiniz. Ya da başka insanların bizim davranışlarımızdan hoşnut olmadığı, kızgın hissettiğini nasıl anlayabileceğini çocuğunuzla somut örnekler üzerinden konuşabilirsiniz.

Yapılabilecek diğer şeylerden biri de çocuğunuzun anlaşma ihtimalinin yüksek olduğu çocuklarla arkadaşlık etmesi yönünde ona önerilerde bulunmanız olabilir. Sadece çocukluk çağında değil yaşamın her döneminde herkes herkese sıcak, olumlu duygular hissetmeyebilir. Hiçbirimiz, herkes tarafından sevilmeyiz. Dolayısıyla çocuğunuzun ahenk içinde olduğu, iyi anlaşabileceği arkadaşlarına yönlendirebilirsiniz. Bu tarz arkadaşlarını eve davet edip birlikte keyifli vakitler geçirmelerini sağlayabilirsiniz.

5- AŞAMADIĞINIZ DURUMLARDA UZMAN DESTEĞİ ALIN!

Eğer çocuğunuzun yaşadığı arkadaşlık sorunları durumsal olmaktan çıkıp haftalar, aylar sürüyorsa, çocuğunuzun ders başarısı, duygudurumu ve davranışlarında olumsuz yönde belirgin değişmeler gözlemliyorsanız bu tarz durumlarda bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmanız gerekebilir. Bizler birer yetişkin olarak nasıl ki ilişkilerimizden etkilenip belirgin zorlanmalar yaşayabiliyorsak çocuklar da bunu yaşayabilir.

Uzman Klinik Psikolog Onur Arsel

Gelişim Psikiyatri & Psikoterapi Merkezi

0242 316 59 11