1990’lı yılların başında kişilik bozuklukları ve kronik psikiyatrik sorunların tedavisi için geliştirilen şema terapi, günümüzde evlilik/ilişki sorunları yaşayan partnerle içinde uygulanan bir terapi yöntemidir. Sorunların kronik hale geldiği ilişkilerde sık karşılaşılan durumlardan biri de partnerlerin her ikisinin de hırçın, öfkeli bir şekilde karşı tarafa saldırmasıdır. Bitmeyen tartışmalarda saldırı modunda olan çift, birbirine sesini yükseltir, bağırır, hakaret eder, kapıyı çarpar, eşyalara zarar verir, can acıtacak iğneleyici sözler sarfeder, karşı tarafı cezalandırır bazen fiziksel şiddete varan reaksiyonlar sergiler. Peki umutla başlanan bir ilişki nasıl bu hale dönüşebilir? Saldırı modundaki çiftler sorunların nedenlerini genellike karşısındaki partneri ile açıklar. ”Senin bencilliğin bizi bu hale getirdi!” , ”Sorumsuz davranışlarından bıktım!” , ” Sürekli ısıtıp ısıtıp geçmişi önüme koymandan usandım!” gibi cümleler ilişkilerde sıkça sarfedilir. Suçlayıcı dil saldırı dilinin en tipik özelliklerinden biridir. Peki ilişkilerde insan neden saldırı moduna geçer? Bunun üstesinden nasıl gelinebilir?

 

Saldırı Modu 

 

”Mod” , şema terapinin insan ve sorunlarını açıklamada kullandığı önemli kavramlardan biridir. Basitçe tarifleyecek olursak mod, bir insanın benliğini oluşturan farklı parçalarıdır. Örneğin iş yerinde olgun ve yetişkin biri gibi hissedip davranan biri başkalarıyla empati kurabilir ve problem çözebilirken aynı kişi eşiyle sorun yaşadığında çaresiz-değersiz bir çocuk gibi hissedebilir ya da hırçın-öfkeli bir çocuk gibi kendini kontrol edemeyebilir. Saldırı modu da bir kişinin bazı zamanlarda kullandığı etkisiz bir baş etme yöntemidir.Aslında çiftin etkisizce başa çıkmaya çalıştığı incinmişliğidir. Yaşadığı ilişkide canı yanan kişi, aşırı telafici bir şekilde başa çıkarak karşı tarafa saldırır. Bu şu demektir: ”benim canım yandı, senin de canını yakacağım!”. Saldırı modunu en iyi tarifleyen açıklamalardan biri de belki de şudur: ”En iyi savunma, saldırıdır!”. Kişi aslında karşı tarafa saldırarak kendini korumaya ve incinmişliğiyle başa çıkmaya çalışır. Bir ilişki içerisinde saldırı modunda olan her iki kişi de kızgındır, burnundan soluyordur, ilişki doyumu tükenmiştir. Dahası her iki taraf da anlaşılmayı beklerken birbirini anlamaktan çok uzak, kopuk, neredeyse düşman bir hale gelirler. Saldırı modu çifti yalnızlığa sürükler.

 

İncinmiş Çocuktan Saldırı Moduna…

 

Saldırı moduna geçmeden önce filmi biraz geriye sararsak karşılaşacağımız şey çoğu zaman ilişki içinde karşılanmamış ihtiyaçlarımızdır. İnsanın bir ilişkide güven, bağlanma, saygı duyulma gibi ihtiyaçları karşılanmadığında kendini incinmiş hisseder. Bu nedenle güçlü kızgınlık hislerimiz ve hırçınlığımızın altında yaralanmalarımız yatmaktadır. Doyum veren bir ilişkinin en önemli kriterlerinden biri de bu ihtiyaçların görülmesi ve olabildiğince karşılanabilmesine yönelik gayret gösterilmesinden geçer.

 

Saldırıya Geçmeden Çatışmaları Çözebilmek…

 

Öncelikle sağlıklı bir ilişki kurabilmenin en temel bileşeni kişinin kendiyle kurduğu ilişkinin sağlıklı olmasıdır. Kendi öyküsünü, çocukluktan getirdiği hassasiyetlerini iyi tanıyan ve duygusal ihtiyaçlarını sağlıklı kanallardan karşılayabilmeyi geliştirmiş birinin yıkıcı olmayan geliştiren, üretken bir partner seçimi yapması yüksek ihtimaldir. Sınırlara, bireyselliğe saygı gösterilmesi ve aidiyet hissine de imkan tanıyan yakınlık kurabilme kapasitesi sağlıklı ilişkilerin olmazsa olmazıdır. İlişkilerde karşı saldırı yöntemini kullandığınızı düşünüyorsanız pratik öneriler verilebilir:

 

* Öncelikle her iki taraf da saldırı modundayken monolog halinde olduğunuzu, zamanınızı boşa harcadığınızı unutmayın! Bu moddayken ne siz onu ne de partneriniz sizi anlamaya uğraşmıyorsunuz!

* Kişi saldırı modundayken aslında kendini korumaya çalışsa da karşı tarafın gördüğü kendisine saldırıldığıdır.

* Saldırı modunda sorunları çözmeye çalışmak beton delme makinasıyla bir sehpayı onarmak gibidir. Narin bir sehpayı (ilişkiniz) yanlış bir makina (başa çıkma şekliniz) ile tamir etme ısrarı sehpanın paramparça olmasıyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle öncelikle bu metodun işe yaramadığını bilmeniz önemli.

* Pek çok insanın öfke düzeyi yükseldiğinde rasyonel düşünme kapasitesinde azalma olur ve karşısındaki kişiye yönelik olumsuz- genellenmiş düşünceler beynine hücum eder. Bu nedenle kişisel öfke barometrenizi takip etmek ve yükseldiğinizi düşündüğünüzde konuşmaya mola verip uzaklaşmak akıllıca olacaktır.

* Her iki taraf da sakinleşmeyi beklemeli ve sakinleştikten sonra kendi içine yönelik ne olduğunu araştırmalıdır. Partnerimin davranışı bende neyi tetikliyor? Geçmişimde bunla ilgili bir hassasiyetim var mı? Hislerimi nasıl ifade ediyorum? İlişkideki tarzım geçmişte benim için önemli olan figürlerle benzerlik taşıyor mu? (Annem gibi mi yok sayıyorum? Babam gibi mi kızınca uzaklaşıyorum? vs) İnsanın bu soruları kendisine sorması oldukça önemlidir.

* Partnerinizin öyküsünü detaylı bşr şekilde bilmek de sizi daha geniş bir kavrayış sağlayacaktır. Neden eleştirilmeye karşı bu kadar hassas? Neden çatışmadan kaçınıyor? Neden bağlanmak ona kaygı verici geliyor? Başa çıkma şekillerinin ardındaki hassas öyküyü tanımak sizin partnerinize, partnerinizin de size yönelik şefkat hissini artıracaktır.

* Karşılanmamış ihtiyaçlarınızı karşı tarafı suçlayarak ya da cezalandırarak değil, incinmiş tarafınızı ona göstererek ondan neyi beklediğinizi söyleyerek ifade edin.

* Bir taraf saldırı modundayken sağlıklı yetişkin de kalmaya çalışın. Karşı tarafı silahsızlandırın, ezberini bozun (Demin bahsettiğin konuda haklı olabilirsin bazen kendi derdime düşüyorum ve bunun seni incittiğini şimdi daha açık görüyorum vs…) .

* Bencil, sorumsuz, saygısız gibi etiketleyici, aşırı genelleyici ifadelerden kaçının. İncindiğiniz duruma özgü ”ben diliyle” derdinizi anlatın (Dün arkadaşlarımızın arasında benimle ilgili o yorumu yaptığında bu beni çok incitti. O anda bana saygı duymadığını düşündüm vs.)

* Uzun süredir karşı saldırı modunda olduğunuzu ve bununla başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız evlilik-ilişki terapisi almanız faydalı olabilir.

 

Klinik Psikolog Onur ARSEL

0242 316 59 11