ilişki kimyası

 

Romantik İlişkilerde Partner Seçimi: ‘‘Şema Kimyası’’

– İlişkilerinizde duygusal olarak soğuk ve bencil kişilere mi kapılıyorsunuz?

– Partneriniz ihtiyaç ve isteklerinizi sürekli görmezden mi geliyor?

-Kusur bulucu, küçümseyici, eleştirel kişilere anlayamadığınız bir çekim mi duyuyorsunuz?

– Partneriniz size bağlanma konusunda isteksiz mi? İlişkinin geleceği belirsizliklerle mi dolu? İlişkiye ve size dair kararları, duyguları sıklıkla değişiyor mu?

– İlişkilerde partnerinize güveninizi sarsacak durumları sık mı yaşıyorsunuz?

– Partneriniz size sık yalan mı söylüyor? Sizi kendi çıkarları için kullanıyor mu? İlişkide uzun süredir oyalandığınızı mı hissediyorsunuz?

– İhtiyacınız olduğu zamanlarda yanınızda olmayan biri mi var hayatınızda? İlişkinizde kendinizi sıklıkla yalnız ve duygusal açıdan yoksun hisseder misiniz?

– İlişkilerinizde sürekli birine dayanma ihtiyacı mı hisserdiyorsunuz? Sizi koruyup kollayan, sizin adınıza kararlar veren, sorumluluklarınızı sizden alan partnerler mi sizi rahatlatıyor? İlişkinizde onsuz yapamayacağınıza, yetersiz biri olduğunuza dair içsel düşünceleriniz oluyor mu?

– Uzun süreli ilişki sorunları yaşamanıza rağmen sorunları çözebilmek ya da size verdiği zararların farkında olmanıza rağmen ilişkiyi sonlandırmakta zorlanıyor musunuz?

 

 

Çocukluk Yaşantılarının Partner Seçimindeki Önemi

 

Psikoloji alanında uzun zamandır yapılan çalışmalar; erken dönem çocukluk yaşantılarıyla romantik ilişkilerdeki bağlanma tarzlarının bağlantısını ortaya koymaktadır. Buna göre, çocuklukta temel bakım verenlerle kurulan ilişkiler; bireyin kendisi ve insanlara yönelik temel inançlarının şekillenmesinde belirleyici olabilmekte ve yetişkinlik dönemindeki ilişkilerindeki duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyebilmektedir. Psikoterapi alanında son yıllarda yaygın olarak kullanılan ‘‘şema’’ kavramı da çocukluk yaşantıları ile yetişkinlik dönemindeki davranış kalıpları, partner seçimi gibi önemli yaşam kararlarının ilişkisini ortaya koymaktadır. Basitçe tarif edecek olursak şema; kişinin çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca kendisi için önemli figürlerle (anne, baba, kardeş, öğretmen vs.) ilişkileri sonucunda geliştirdiği bir inanç sistemidir. Anılar, duygular, düşünceler ve bedensel duyumlardan oluşan bu inanç sistemi; bireyin kendisini ve diğerlerini nasıl algıladığını, nasıl baş edeceğini ve romantik ilişkilerde kimlere yakınlık duyacağını belirleyebilmektedir.
Şema Kimyası

‘’İlişkilerde zıtlar birbirini çeker.’’ , ‘‘insan kendisine benzeyen birini arar.’’ fikirleri ilişkilere dair sıkça söylenen cümlelerdir. Aslında bunların her ikisinin de doğruluk payı vardır ve ilişkilerde her iki görüşü de destekleyecek partner eşleşmelerini gözlemlemekteyiz. Bununla birlikte sık gözlemlediğimiz bir durum var ki o da; bize bir yönüyle tanıdık gelen insanlara çekim duyduğumuzdur. ‘’Şema Kimyası’’ olarak adlandırılan bu durum özellikle kronik ilişki sorunları yaşayan kişilerin; partner seçimleri, ilişkideki rolleri, davanışları ve neden benzer özellikleri taşıyan ilişkilerde ‘‘bile bile lades’’ oldukları konusunda bize bir yol haritası sağlamaktadır.

Şimdiye kadar tanımlanmış 18 şema olmakla birlikte bu yazı kapsamında romantik ilişkilerde sık gözlemlediğimiz birkaç şema ve şema kimyasına örnek verecek olursam;
Terkedilme Şeması: Bayan ‘‘X’’ 35 yaşında, özel sektörde çalışıyor. İlişkilerinde genellikle ‘‘her an terkedileceği’’, ‘’yarı yolda bırakılacağına’’ dair düşünceleri bulunmakta ve kendini sıklıkla kaygılı, tedirgin hissetmektedir. Partneri bu kaygılarını doğrulayacak davranışlarda bulunmaktadır. Farklı şehirlerde sürdürmeye çalıştıkları bu ilişkide partneri duygusal açıdan dengesiz ve uzaktır. Tavır ve davranışları adeta bayan ‘‘X’’in ihtiyacı olan sevgi, güven ve istikrarlı bir ilişki ihtiyacından oldukça uzaktır. 3 senelik ilişkilerinin önemli bir kısmında bu güvensizliği yaşayan Bayan ‘‘X’’, ne kadar mutsuz olduğunu farketse de bu ilişkiyi sonlandırma konusunda güçlük yaşamakta ve hatta bunu derin ve yoğun bir sevgi olarak tarif etmektedir. Verdiğimiz bu örnekte; Bayan ‘‘X’’ çocuklukta yaşadığı deneyimler sonucunda geliştirdiği ‘‘Terkedilme Şemasına’’ sahiptir. Öyküsünde duygusal açıdan dengesiz ve her şiddetli tartışma sonrası evi terkeden, günlerce eve gelmeyen bir baba anımsayan Bayan ‘‘X’’ , yetişkinlik döneminde seçtiği partnerlerin bir çoğunda benzer bir örüntüyü yaşamakta ve çocukluğunda yaşadığı benzer duyguları hissetiğini farketmektedir.

Boyun Eğicilik Şeması : Bayan ‘‘X’’ 22 yaşında, üniversite öğrencisi. Yaklaşık 3 yıldır devam eden ilişkisinde kendisini yalnız ve anlaşılmamış hissediyor. Partneri baskın, sinirli bir yapıda. Bayan ‘‘X’’ çatışma yaşamaktan korktuğu için her ne kadar istemese de partnerinin aşırı talep ve isteklerini karşılamaya çalışıyor ve kendisini baskı altında hissediyor. Bununla birlikte çoğu zaman partnerinin davranışlarındaki rahatsız olduğu şeyleri ona söyleyemiyor ve hayır demekte zorlanıyor. Boyun eğicilik şemasına sahip olan bayan ‘‘X’’’in çocukluğu öfke kontrol sorunları olan bir baba ve mutsuz, depresif bir anneyle geçiyor. Çocukluğunda cezalandırılma ya da reddedilme korkusuyla kendi istek ve ihtiyaçlarını ikinci plana itmeyi öğrenmiş ve bir çocuk olarak kızgın babasına cevap vermek ve etkili bir şekilde kendini savunmak konusunda bir fırsatı olmamıştır. Bu nedenle kendini ortaya koymak ve hayır demek konusunda belirgin güçlükler yaşamaktadır.

Kusurluluk Şeması: 44 yaşındaki bay ‘‘X’’ 2. evliliğinde de sorunlar yaşamakta, sorunları için tamamen kendini suçlamakta ve kendini bir eş olarak tamamiyle başarısız hissetmektedir. Bay ‘‘X’’in ilişki öyküsünde genellikle hoşgörüsü olmayan, yargılayıcı, küçümseyen, reddedici partnerler tarif etmektedir. Çocukluk döneminde sert ve cezalandırıcı bir aile ortamında büyüyen Bay ‘‘X’’, geçmiş deneyimleri sonucunda geliştirdiği kusurluluk şemasına sahiptir. Bu şema yaşmında değersizlik ve istenmeme hislerini sıkça yaşatmakta ve insanların kendisine yönelik saldırılarını içten içe kabul etme eğilimine sebep olmaktadır.

 

Erken dönem çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca öğrenilen şemalar her ne kadar davranışlarımız, düşüncelerimiz, duygularımız, başa çıkma biçimlerimiz ve seçimlerimiz üzerinde yıkıcı etkilere sahip olsa da bunların farkına varmak, çocuklukta geliştirilen olumsuz şemalarla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmek mümkündür.

 

Klinik Psikolog Onur ARSEL

Gelişim Psikiyatri & Psikoterapi Merkezi

Tel: 0242 316 59 11