Transaksiyonel Analiz ekolünün kurucusu Eric Berne 1964 yılındaki bir yazısında kişilerarası ilişkilerde ”psikolojik oyun” olarak tarif ettiklerinden biri de ‘Alkolik’ oyunudur. Buna göre; bağımlı kişi, çevresindeki insanları koruyucu-kurtarıcı ya da zorba rolünde görmektedir. Bu görüşe paralel olarak Stephen Karpman 1968 yılında 3’lü drama olarak tariflediği bir örüntüden bahsetmiştir. Berne’nin ”alkolik oyunu”na benzer şekilde 3’lü dramanın ilişkilerdeki rolleri: zorba, kurtarıcı ve kurbandır. Karpman’a göre bir ilişki örüntüsünde kişiler bu üç rolden birine göre davranabilmektedir. Berne’nin tariflediği oyunda: ”bağımlı-alkolik” kurban rolünde, onun çevresindekiler ise zorba ya da kurtarıcı rollerindedir.

 

Eric Berne’nin bahsettiği psikolojik oyunlarda ya da 3’lü dramada kişilerin etkileşim halindeyken içine girdikleri roller spontan ve sağlıklı ilişki modellerini yansıtmamaktadır. Bu kavramları şema terapi dilinde anlayacak olursak baş etme modlarına karşılık gelmektedir. Şema modeli açısında ”kurtarıcı rolü” : ”söz dinleyen teslimci mod” ile açıklanabilirken zorba modu ise aşırı telafi moduna (büyüklenmeci, saldırgan, aşırı kontrolcü vs)  karşılık gelmektedir. Peki ya 3’lü dramadaki kurban rolü şema terapi modeli açısından nasıl anlaşılabilir?

”Kendine acıma” literatürde tanımlanmış bir kavramdır. Karen Horney’in 1937 yılındaki yazısında bu tarz hastaların kendilerini ”innocent martyr” (Masum Şehit ya da Kurban) olarak sunduklarını belirtmiştir. Kendine acıma hali, Eric Berne’nin bahsettiği pek çok psikolojik oyunda kendini gösterebilmektedir. Transaksiyonel Analiz modelinde bu kavram genel olarak ”yazık bana” (poor me) tabiriyle adlandırılır. Şema terapi modelinde ise kendine acıma şu ana kadar kesin bir mod ya da başka bir kavram ile açıklanmamakla birlikte başa çıkma modlarındaki söz dinleyen teslimci kategori içerisinde yakın görülmüştür. Bu bakış açısına göre teslimiyet içine girmiş kişi, erken dönem uyum bozucu şemaların inançlarını olduğu gibi kabul etmektedir (Sevilmeye layık değilim; uyumsuzum, başarısızım vs). Ancak bu haliyle kurban rolü, bakım arayışında olan ”incinmiş çocuk modu” ile açıklanamamaktadır. Çünkü çocuk modunun aksine seans içinde terapist hastanın sürekli şikayet eden tavrıyla engellenmiş hisseder. Bu tarz durumlarda terapist sıkça şu cümleleri duyabilmektedir: ”Beni anlamıyorsun” , ”Hiçbir zaman değişmeyeceğim”. Eric Berne kurban rolündeki kişinin oynadığı oyunu şu örüntüyle açıklamaktadır: ”Neden yapmıyorsun? Evet…..ama…”.  Transaksiyonel analiz ve 3’lü dramada tanımlanan kurban rolü ise yakın zamanda şema terapide ”Kendine Acıma / Kurban Modu” olarak kavramsallaştırılmaya çalışılmıştır.

 

Kendine acıma, terapide iyileşmenin önünde bir engel olarak görülmektedir. İlgili literatürde daha önce : ”yardımı reddeden şikayetçi” (help-rejecting complainer) olarak geçen durumda kişi, pek çok şeyle ilgili ritüel şeklinde şikayet etmektedir. Kendine acıma/kurban modunda görülen özelliklerden biri de ”keşke” cümleleridir (keşke başka bir şansım olmuş olsaydı…). Kendine acıma hali narsisistik durumlarla da yakın görülmektedir. Bu açıdan bakıldığında, ”yazık bana” (poor me) tavrı, bazı yazılarda narsisistik bir savunma olarak değerlendirilmekte ve bir çalışmada yeme bozukluğu tablosuyla ilişkilendirilmektedir. Bu kavrayışa göre kurbanlaşma : eleştiriden kaçınmak için uğraş verme, kendisinden talep edilenlere karşı isteksizlik ve içerleme şeklinde kendini gösterebilmektedir.

 

Eric Berne’nin ortaya koyduğu ”alkolik-bağımlı” oyununda kendine acıyan ve yazık bana diyen ”bağımlı”, içinde bulunduğu durumu kendisine kötü davranılmasına ve bu nedenle de alkolle kendisini yatıştırmasına-avutmasına bağlamaktadır. Bu anlamda ”bağımlı” kendini baltalayarak sağlıklı yetişkin moduna geçmeyi ve onu güçlendirmeyi başaramaz. Klinik pratikte kendine acıma sıklıkla incinmiş çocuk moduyla karıştırılmaktadır. Oysa ki bakım arayışında olan incinmiş çocuk modunun aksine kurban modundayken kişinin kendine acıma hali ve öfkesi daha çok beslenmektedir. Kendine acıma/kurban rolünde terapistin ilgi ve bakım verici tarzı çaresizlik ve mutsuzluk hislerini artırmakta, terapistin müdahalelerine olumlu yanıt gelememektedir. Bu nedenle şema terapi uygulamalarında kurban modunun atlatılarak çocuk moduna ulaşmak önemli bir terapi hedefidir. Bu alanda çalışan bir terapist klinik deneyimini şu şekilde açıklamaktadır:

 

” Çift terapisi uygularken erkeğin kendine acıma modunda olduğunu gözlemledim. Eşinin yıllardır sarfettiği sabırlı tavra ve dinleme çabasına rağmen adam anlaşılmadığını ve ilgi görmediğini düşünmekteydi. Bu durum kadının zihnini iyice karıştırmakta ve kadını engellenmiş hissettirmekteydi. Adam açık bir şekilde kırılgandı ve eşi bunun üstesinden bir türlü gelemiyordu. Bu örüntüyü ancak kendine acıma modunun seansta anlatılmasıyla kırabildik. Başka bir hasta da incinmiş çocuk modu ile kendine acıma/kurban modu arasında salınıyordu. İncinmiş çocuk modu aktifleştiğinde bunu durdurup kendine acıma moduna geçtiğini söylüyordu. Ancak içinde bulunduğu durum aslında cezalandırıcı ebeveyninin sesiydi (narsistik özellikleri olan ebeveyninden miras). Bu cezalandırıcı ses, incinmiş çocuk yanının duygularını küçümseyen bir tarza sahipti. Bu durumun üstesinden gelmek ve incinmiş çocuğun duygularını kabullenmesini, bakım alabilmesini sağlamak kolay olmadı…”

 

Şema terapi literatüründe kendine acıma/kurban moduyla ilgili henüz fazla bir birikim bulunmamaktadır. Bununla birlikte şema modlarından biri, belirli özelliklerinden dolayı kurban moduna yakın durmaktadır. ”Şikayetçi korungan mod” (complaining protector) olarak adlandırılan bu modda kişi; sürekli şikayet etme, mızırdanma, hoşnutsuz olma yoluyla gerçek ihtiyaç ve duygularını maskelemektedir. Bu haliyle şikayetçi korungan mod, kendine acıma/kurban moduyla örtüşmektedir. Şikayetçi korungan bu tarzıyla şemaya teslim olmak yerine şemadan kaçınmaktadır.

 

Kendine acıma / kurban modunun diğer modlar arasında yerini alması önemli görülmektedir. Bu moddayken kişi diğerlerini suçlayarak katı eleştirel iç dünyasından ve utanç hislerinden korunmaya çalışmaktadır. Utanç yerine kurban rolünün ”haklılığından” duyulan haz, bir anlamda narsisistik nitelikler barındırmaktadır. Kurban modu da tıpkı diğer şema modlarında olduğu gibi kişiyi olumsuz bir döngüye sokarak kronik hoşnutsuzluk yaşatmaktadır. Kurban modunda kendine acıyan biri hiçbir zaman gerçek ihtiyaçlarıyla temas halinde olmadığı için ihtiyaçları karşılanmadan öylece kalır.

 

* Yurtdışındaki bir makaleden çevirilmiştir!

Kaynak: Edward, D. (2015). Self Pity/Victim: A Surrender Schema Mode. Schema Therapy Bulletin. Issue 1.

 

Klinik Psikolo Onur ARSEL

0242 316 59 11