Öfke, bir kişinin ihtiyaçlarının karşılanmadığını, algısal ya da gerçek bir zarara, haksızlığa, saldırıya maruz kaldığını, önem verilen bir amaca yönelik engellenme, kısıtlanma yaşadığını algıladığı gibi durumlarda hissettiği temel bir duygudur. Bir yönüyle bakıldığında öfke sağlıklı insani bir reaksiyondur çünkü öfke hissi sayesinde insan kendi sınırlarını, hakkını koruyabilmeye güdülenir. Örneğin ergenlik döneminde sıkça görülebilen hırçınlık ve anne babaya yönelik dönemsel kızgınlık hisleri aslında belirli bir açıdan bakıldığında gencin kendini anne babasından ayrıştırabilmesi, özerkleşebilmesi için verdiği mücadelenin yansımasıdır. Öfke bir his olarak doğal bir eğilim olsa da öfkenin ifadesi geçmiş öğrenme yaşantılarının sonucudur. Bizler öfkeyi saldırganca mı yoksa sağlıklı kanallardan mı ifade edeceğimizi çocukluğumuzdan bu yana içinde büyüdüğümüz çevreyle etkileşim halinde öğreniriz. Benzer şekilde öfkeyi bastırmak, boyun eğmek de geçmiş yaşantılarımızdan bize miras kalanlardır. Bu yazı kapsamında öfkenin yıkıcı bir şekilde ifadesi üzerinde duracağım. Öfkeden gözü dönmüş, hiddetli insanları gözlemlediğimizde dışarıdan birer erişkin birey gibi gözükmediklerini fark ederiz. Pek çoğu yaşadıkları incinme ile birlikte sözel ya da fiziksel saldırıya geçmekte, intikam almaya yönelik güçlü düşünce ve davranışlar sergilemekte ya da pasif agresif kanallarla inatlaşan, tersini yapan, kulağı tersten göstererek kızgınlığıyla karşı tarafı cezalandıran bir kişiye dönüşebilmektedir. Bu haliyle sanki karşımızda yetişkin biri değil de bir çocuk vardır. Sağlıklı yetişkin tarafın ortalıkta gözükmediği insanın bu yanına ”Öfkeli/Kızgın çocuk modu” demekteyiz. Yaşamını sıkça öfkeli çocuk moduyla geçiren kişilerin neden böyle davrandıklarına baktığımızda şu tarz sebepler karşımıza çıkmaktadır:

 

* Çocukluk çağında duygusal ihtiyaçların karşılanmaması ve duygusal yaraların hırçınlaşarak ifade edilmesinin öğrenilmesi.

* Çocukluk çağında fiziksel/sözel/cinsel istismara maruz kalmak.

* Travmatik yaşam olayları.

* Aile yaşantısında kişinin öfke patlamalarına, sözel ve fiziksel saldırganlığına gerçek bir sınır konulmaması.

* Aşırı izin verici aile ortamı.

* Aile üyelerinin öfkeyi yıkıcı bir şekilde ifade etmeleri ve olumsuz rol modellerin varlığı.

* Kişinin içinde bulunduğu sosyokültürel ortam.

 

Öfkeli Çocuk Modunu Anlamak

 

* Öfkelendiğimde sıkça kontrolü yitirecek tarzda davranışlarda bulunmak.

* Hakaret, tehdit etme, bağırıp çağırma, suçlama, öfkeden tepinme

* Fiziksel saldırıda bulunma

* Eşyalara zarar verme

* Sonrasında pişmanlık duyabilecek şekilde ani, fevri kararlar, davranışlar

* Kuralları ve sınırları ihlal eden hak görücü tutum ve davranışlar

* İntikam almaya yönelik plan ve davranışlar

 

Öfkeli çocuk modunda olan kişiler engellenme, sınırlandırılma, haksızlığa maruz kalma, terk edilme, yalnız bırakılma, eleştirilme gibi zorlayıcı durumlara aşırı tepkiler verir ve sakinleşmekte güçlük yaşarlar. Bu mod aktif durumdayken kişi çoğu zaman kendisine ya da başka insanlara zarar verebilecek, bazı durumlarda başını belaya sokabilecek davranışlarda bulunur. Yoğun öfke hisseden ve yıkıcı davranan bu modun altında çoğu zaman farklı hassasiyetler olduğunu bilmekteyiz. Bazı durumlarda Öfkeli modun altında yoğun terkedilme kaygıları, duygusal açıdan yoksun hissetme, güvensizlik-süistimal edilme gibi incinmişler karşımıza çıkmaktadır.

 

Öfkeli Çocuk Modunu Sakinleştirebilmek  

 

Öncelikle kişinin neden sakinleşmesi gerektiğiyle ilgili farkındalığa sahip olması gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle önerdiğimiz bu modun etkisinde olmanın ne gibi avantajları/dezavantajları var bunu görmekten geçmektir. Eğer kişi öfkeli modun hayatında pek çok sorun yarattığını, iş, aile ve sosyal yaşantısında problemlere yol açtığını görürse, değişmek için motivasyonu daha çok artacaktır. Öfkeli çocuk modunu yönetebilmek için önerilerim:

 

* Avantaj/Dezavantajları belirleyin

* Kızıngınlık duygularınızın hangi durumlarda tetiklendiğini tespit etmeye çalışın

* Kızgınlığınızın ardındaki karşılanmamış ihtiyacınızı anlamaya çalışın. Aslında daha mı özerk olmak istiyorsunuz? Kabullenilmek mi istiyorsunuz? Kendi duygu ve gereksinimlerinizin daha çok görülmesini mi istiyorsunuz? vb.

* Öfkenizin altında yatan incinmelerinizi yakınlarınıza daha sık dile getirin. Bunu yaparken karşı tarafa saldırmadan suçlamadan, ben diliyle ifade edin.

* Öfke düzeyinizin arttığını fark ediyorsanız mevcut ortamdan uzaklaşın, dikkatinizi dağıtacak şeyler yapın (100’den geriye 7’şer saymak, bir nesnenin detaylarına odaklanmak gibi)

* Sakin bir ortama geçip nefes egzersizi yapın.

* Biraz daha sakinleştiğinizde sizi öfkelendiren durumla ilgili notlar alın. Kızgınken aklınızdan ne gibi düşünceler geçti? Başınıza gelen durumu nasıl yorumladınız? Öfkeyle ilişkili düşüncelerinizi not edin ve bunları sorgulayın.

* Sakin bir zamanınızda daha gerçekçi değerlendirmelerinizi bir kağıda yazın ya da ses kaydınızı alın. Kızgınlığınız arttığında yazdığınız başa çıkma yazınızı okuyun ya da sakin, gerçekçi düşünebilen ses kaydınızı dinleyin.

* Neden kızgın çocuk moduna geçtiğinizi düşünün. Şu andaki öfkeniz ile geçmişiniz arasında bağlantılar kurmaya çalışın. Karşıdaki kişinin sizde nasıl bir geçmiş yarayı kanattığını anlamaya çalışın.

 

Bilinenin aksine öfke doğru kullanıldığında işlevsel ve harekete geçirici bir duygudur. Öfke kontrol sorunu olan insanlar sıklıkla ”elimde değil” cümlesini kurarlar. Aslında öfke yönetilebilir bir duygudur. Kendi başınıza başa çıkamadığınız durumlarda mutlaka uzman desteği almanızı öneririm.

 

Klinik Psikolog Onur ARSEL 

0242 316 59 11